Connect with us

Edebiyat

Bozkurtlar Diriliyor Hüseyin Nihal Atsız

Published

on

Bozkurtlar Diriliyor Hüseyin Nihal Atsız

Kitap çok güzeldi ve bir o kadar da kısaydı. Dili üslubu çok güzeldi yazarın ilk kitabında olduğu gibi. Bozkurtlar Diriliyor, kitabında Kutluk Devletinin yeniden kuruluşu anlatılmaktadır. Bunun dışına ise yürek burkan bir aşk hikayesi okuyucuyu derinden etkileyecektir.

Yazar Hüseyin Nihal Atsız, etkileyici anlatımı ile tarihimizi okuyucuyu hiç sıkmadan aktarmış. Bir öğretmen adayı olarak yazarın kitaplarının benin için faydası olacağına inanmaktayım. Her ne kadar ilk kitabı kadar olmasa da yine de etkileyiciydi.

Tarihimizi bir efsane havasında öğrenmek isteyenlerin mutlaka okuması gereken bir kitap diyebilirim. Harika betimlemeleri ile okuyacağınız her satır gözünüzde canlansın istiyorsanız kesinlikle okumanızı ve okutmanızı tavsiye ederim.

Bozkurtlar Diriliyor Kitap Tanıtım Metni

“… bir roman yazmak üzereyim. hem de öyle bir roman ki hayatın bizzat kendisini aksettirecek. İçinde hem romantizme, hem de realizme yer olmakla beraber bizzat hayatın akışından ayrılmayacağım ve buna olduğu kadar tarihe de sadık kalacağım.

Bir roman ki size 1300 yıl öncesini yaşatacak ve birbiri ardınca sahneye çıkan kahramanlar günümüze kadar gelecek. Bir roman ki içinde yalnız bir tek karaman bulunmayacak. İçindeki her şahıs, tıpkı hayatta olduğu gibi başlıbaşına bir kahraman olacak.”

Hüseyin Nihal Atsız, sağlam bir tarih bilgisi, Türkçeye hakimiyeti ve sağlam tekniğiyle edebiyatımıza kazandırdığı, tarihi roman türünün en güzel örneği olan “Bozkurtların Ölümü” ve ” Bozkurtlar Diriliyor” öylesine etkili olmuştur ki, romandaki kişi isimleri çocuklara ad olarak konulmuş, eski Türk diline ait birçok kelime de dillere yerleşmiş, daha yazarının sağlığında edebiyatımızın klasikleri arasına girmiştir.

Bozkurtların Ölümü ve devamı olarak sonradan kaleme alınan Bozkurtlar Diriliyor, her Türk gencinin mutlaka okuması gereken, edebiyatımızın temel eserleri arasında önemli bir yere sahiptir.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Edebiyat

Kalede 1 Başına Sunay Akın

Published

on

By

Kalede 1 Başına Sunay Akın

Kitabın yazarı olan Sunay Akın, 12 Eylül 1962 yılında Trabzon’da dünyaya gelir. Yazarın ailesi, çocuklarının öğrenimi için İstanbul’a taşınırlar.

İstanbul Üniversitesi Fiziki Coğrafya mezunu olan Sunay Akın, şair, yazar ve aynı zamanda tiyatrocudur. Kitapta, Türk futbol tarihine damga vurmuş, kaleciler ve futbolcuların yaşadığı dönemlere ait hatıralara yer verilmiştir.

Kalede 1 Başına Kitabıyla Türk Futbol Tarihine Kısa Bir Bakış

Çok farklı şahsiyetlerin yer aldığı Kalede 1 Başına, Türk futbol tarihindeki bazı ilginç olaylara, kısa bir bakış açısı getirmektedir. Konuşma dili ile sade ve akıcı bir üslupla yazılmıştır.

Bu kitapta, ünlü bilim adamı Aziz Sancar’ın, kaleci olmak istemesi, Zonguldak’ta kömür işçisi olarak çalışırken gönderilen Şenol Güneş’i, Varol Ürkmez, Turgay Şeren ve daha birçok ünlü ismi bulmak mümkün.

Hikayede Sunay Akın’ın, henüz on yaşındayken, atılan bir şutu tutması, kızgın bir kömür parçasını tutmuş gibi tasvir edilmiştir. O an Lefter’in sözü, kaleye Sunay geçecek şeklinde yankılanmıştır. Kitapta bunun gibi pek çok yaşanmış anı vardır.

Yazarın Yaşanmış Kaleci Öykülerine Yer Vermesi

Yazar, bu kitabında çok sayıda hatıraya yer vermiştir. Tarihe geçmiş, ünlü kalecilerin yaşadığı hatıraları, büyük bir titizlikle toplamıştır.

Kitabın isminin, Kalede 1 numara olması da kalecilerin formasında yazan, bir sayısından ileri gelmektedir. Spor tarihine ışık tutan, yaşanmış hikayelerle dolu bir eserdir.

Continue Reading

Edebiyat

Geçmişe Yolculuk Stefan Zweig

Published

on

By

Geçmişe Yolculuk Stefan Zweig

Stefan Zweig’in Geçmişe Yolculuk kitabı aradan uzun yıllar geçse de sönmeyen bir aşkın hikayesini anlatıyor. İkinci Dünya Savaş’ının araya girmesiyle ayrılan çift savaş bittikten sonra karşılaşıyor ve yazar iki kişinin aklından ve gönlünden geçenleri çarpıcı bir şekilde anlatıyor.

Anlatım dili ilk bakışta bile herkesi etkileyen bu kısa hikayeyi okuması çok zevklidir. Elinize alır almaz bitirmek isteyeceğiniz bu roman Zweig’in ne kadar usta bir yazar olduğunu bir kez daha ispatlıyor.

Genç Adam, Evli Kadın ve Yasak Aşk

Genç ve zeki bir adam olan Ludwig çok zengin ve evli bir adamın yanında çalışmaya başlar. Ancak zamanla adamın karısına aşık olur. Kadının da kendisine karşı boş olmadığını fark eder, fakat araya iki yıllık bir ayrılık girmek zorundadır. İkinci Dünya Savaş’ının patlak vermesiyle birlikte bu ayrılık tam dokuz yıl sürer. Kitap bu dokuz yılın ardından iki aşığın kavuşmasıyla başlar.

Kavuşma anının tüm düşündüklerini yazar bir solukta ama çok içten bir şekilde anlatır. Geçmişe dönüş, hatıralar, arzular, özlemler hepsini anlatmada oldukça başarılıdır.

Stefan Zweig insan ruhunun derinliklerine usta bir şekilde inebilen bir yazardır. Bu aşkın ve yeniden kavuşmanın hissettirdiklerini anlatırken aslında hayattan beklentilerimizi, yıkılan hayallerimizi ve savaşın etkilerini de anlatır.

Hissedilenler tüm tazeliğiyle dursa ve yaşanmamış bir aşkın etkileri hiç silinmese de dokuz yıl boyunca değişmiş olan iki aşık tekrar neler hissedecektir? Kitabın asıl sorusu budur.

Geçmişe Yolculuk hem kısa ve bir solukta okunabilecek hem de hiç bitmesin isteyeceğiniz bir romandır. Oldukça kısa olduğu için romandan çok novella olarak da adlandırılabilir.

Aşka ve insana dair betimlemeler o kadar güzel yapılmıştır ki kitap bittikten sonra bile üzerinizde hoş bir his bırakır, etkisi uzun süre kaybolmaz. İnsana ait tüm duygular kitapta oldukça ayrıntılı bir şekilde verilmiştir.

Çok istediğimiz bir şeye uzun zaman sonra kavuşunca ne hissederiz sorusu kitapta çok güzel işlenmiştir. Bu novellada hissiyat ve inceliklerin yansıtılması açısından yazarın başarısı bir kez daha ispatlanmış olur.

Continue Reading

Edebiyat

Demir Ökçe Bütün Eserleri-3 Jack London

Published

on

By

Demir Ökçe Bütün Eserleri-3 Jack London

Amerika Edebiyatının önde gelen yazarlarından biri olan Jack London‘un Demir Ökçe romanı yeni baskısı ile raflardaki yerini almayı başarmıştır.

1906 yılından yazılmaya başlanan ve 1908 yılında yayımlanan Demir Ökçe, işçi hareketini en iyi yansıtan roman olma özelliği ile büyük bir beğeni kazanmıştır.

Kapitalist ekonomi modelini sömürü bir sistem olarak eleştiren Jack London, işçilerin daha iyi koşullarda çalıştırılması gerektiğini ve buna yönelik sosyal haklar konusunda da bir takım reform hareketlerinin yapılmasını romanda dile getirmektedir.

Demir Ökçe Bütün Eserleri-3 edebiyat çevrelerinde müspet karşılanmasının yanı sıra sert eleştirilerde almıştır. Sosyalist fikirlere sahip olan yazar, Amerika’da yaşanan haksızlıkları çıplak bir şekilde yansıtmaktadır.

Kuşkusuz 20. yüzyılın en önemli kalemlerinden olan Jack London yaşadığı dönemin toplumsal koşulları içerisinde böyle bir kitabı kaleme aldığı için cesurca davranmış diyebiliriz.

Dönemin En Çok Okunan Kitabı: Demir Ökçe

Romanında geleceğe yönelik kehanetlerde bulunan Jack London’un öngörülerinde de günümüze baktığımızda ne kadar haklı çıktığını kitabı okuyunca eminim sizlerde göreceksiniz.

1917 yılında dünyanın önemli devrimlerinden sayılan Rus devriminin başarı ile sonuçlanacağını tahmin edecek kadar da keskin bir zekaya sahiptir.

Nitekim Demir Ökçe kısa sürede en çok okunan kitapların başında gelerek, özellikle işçi hareketi tarafında kayda değer taraflar toplayarak o dönem yazılan kitaplara nazaran çok okunan bir eser olmuştur.

Jack London devrin Amerikan yönetimine göndermelerde bulunmuş, hükumetin tanımadığını eleştriel bir üslupla dile getirerek kaleminin hakkını vermiştir.

Realizm akımının izlerini romanda fazlası ile göreceksiniz. Toplumcu bir bakış açısı ile işlenen satırlar toplumu ayakta ve bilinçli halde kalmasına da ön ayak olmaktadır.

Continue Reading

Popüler Kitaplar

Copyright © 2018 KitapNews.com - Yeni Çıkan Kitaplar, Çok Satan Kitaplar Hakkında Bilgiler.