Connect with us

Edebiyat

Geçmişe Yolculuk Stefan Zweig

Published

on

Geçmişe Yolculuk Stefan Zweig

Stefan Zweig’in Geçmişe Yolculuk kitabı aradan uzun yıllar geçse de sönmeyen bir aşkın hikayesini anlatıyor. İkinci Dünya Savaş’ının araya girmesiyle ayrılan çift savaş bittikten sonra karşılaşıyor ve yazar iki kişinin aklından ve gönlünden geçenleri çarpıcı bir şekilde anlatıyor.

Anlatım dili ilk bakışta bile herkesi etkileyen bu kısa hikayeyi okuması çok zevklidir. Elinize alır almaz bitirmek isteyeceğiniz bu roman Zweig’in ne kadar usta bir yazar olduğunu bir kez daha ispatlıyor.

Genç Adam, Evli Kadın ve Yasak Aşk

Genç ve zeki bir adam olan Ludwig çok zengin ve evli bir adamın yanında çalışmaya başlar. Ancak zamanla adamın karısına aşık olur. Kadının da kendisine karşı boş olmadığını fark eder, fakat araya iki yıllık bir ayrılık girmek zorundadır. İkinci Dünya Savaş’ının patlak vermesiyle birlikte bu ayrılık tam dokuz yıl sürer. Kitap bu dokuz yılın ardından iki aşığın kavuşmasıyla başlar.

Kavuşma anının tüm düşündüklerini yazar bir solukta ama çok içten bir şekilde anlatır. Geçmişe dönüş, hatıralar, arzular, özlemler hepsini anlatmada oldukça başarılıdır.

Stefan Zweig insan ruhunun derinliklerine usta bir şekilde inebilen bir yazardır. Bu aşkın ve yeniden kavuşmanın hissettirdiklerini anlatırken aslında hayattan beklentilerimizi, yıkılan hayallerimizi ve savaşın etkilerini de anlatır.

Hissedilenler tüm tazeliğiyle dursa ve yaşanmamış bir aşkın etkileri hiç silinmese de dokuz yıl boyunca değişmiş olan iki aşık tekrar neler hissedecektir? Kitabın asıl sorusu budur.

Geçmişe Yolculuk hem kısa ve bir solukta okunabilecek hem de hiç bitmesin isteyeceğiniz bir romandır. Oldukça kısa olduğu için romandan çok novella olarak da adlandırılabilir.

Aşka ve insana dair betimlemeler o kadar güzel yapılmıştır ki kitap bittikten sonra bile üzerinizde hoş bir his bırakır, etkisi uzun süre kaybolmaz. İnsana ait tüm duygular kitapta oldukça ayrıntılı bir şekilde verilmiştir.

Çok istediğimiz bir şeye uzun zaman sonra kavuşunca ne hissederiz sorusu kitapta çok güzel işlenmiştir. Bu novellada hissiyat ve inceliklerin yansıtılması açısından yazarın başarısı bir kez daha ispatlanmış olur.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Edebiyat

Köpek Kalbi

Published

on

By

köpek kalbi özet

Köpek Kalbi küçük bir kitap olmasına rağmen insan ruhuna dair en derin kitaplardan birisi olarak kabul edilir. Kitap zamanında sosyalist Sovyetler Birliği tarafından yasaklanır, çünkü kitap sosyalizme uygun bir şekilde yeni bir insan yaratma çabasını eleştiren bir eser olarak görülür. Bu anlamda Sovyetler Birliği ideolojisini eleştiren kitap, bir bilim insanının yolda bulduğu bir köpeğe bir takım işlemler yaparak köpeği insanlaştırması ile başlar. Köpek böylece kendine ait olmayan bir şeyi benimsemeye çalışır.

Sosyalizm İnsan Doğasına Aykırı mıdır?

Aslında yeni ortaya çıkan canlı hem bir insan hem de bir köpektir. Hipofiz bezi ve sinir sistemi insan olan bu canlı, bir türlü Sovyetler Birliği’nde yaşayan diğer işçiler gibi yaşayamaz. Köpek ilk başta yara bere içinde sokakta bulunur. Bu haliyle de Ekim Devrimi öncesi Rus insanını temsil eder. Profesör onu bir parça etle kandırır. Bu durum da zorda olsa da hayata tutunmaya çalışan Rus devrimi öncesi insanının haline benzetilir. Profesörün yaptığı deneyler yeni sosyalist devrimin yeni bir insan yaratma çabasına benzetilir. Yazar kısaca sosyalizmin insan doğasına aykırı olduğunu benimsetmeye çalışır. Ama aynı zamanda liberalizm yanlısı bir çaba olarak da görülebilir. Çünkü insanın doğasına inerken yazarın asıl anlatmak istediği insanın istenilen herhangi belirli bir biçimi ve planı kabul etmeyeceği konusundadır. Kitap bu tarz konuları sevenler için ilgi çekici bir eserdir.

Continue Reading

Edebiyat

Kendine Hoş Geldin

Published

on

By

kendine hoş geldin kitap inceleme

Yazar Miraç Çağrı Aktaş Türkiye’deki genç okurların dikkatini çekmeyi başarmış bir isim. Kitaplarından alınan sözler ile sosyal medyada en çok takip edilen yazarlardan birisi. Bu kitabında da daha öncekilerde yer alan Miraç adlı karakteri başrollerde. Miraç zamanında çok kişinin canını yakmış ama aynı zamanda kendisi de çok sevmiş olan bir karakter. Bu kitabında biraz daha büyümüş olan Zümra artık evlidir. Üstelik bir de oğlu var.

Kendini Üzmek Konusu

Yazarın en önemli vurgularından birisi bu hayatta insanın en çok kendisini üzmesidir. Kendimizi üzmek konusunda çok başarılıyız ve bunu bizim kadar kimse yapamaz. Bir insanı sevmek ve kendinizi üzüp perişan etmek arasındaki bağlantı da yazarın kafasını meşgul eden konulardan arasındadır. Kimseyi üzmeden nasıl severiz? Aslında sevmek beraberinde üzülmeyi ve üzmeyi getirmek zorunda mıdır? Yazar bu soruları düşünürken Zümra üzerinden yeni bir hikâye kurmuş.

Kendinize Değer Vermek

kendine hoş geldin kitabı

Kendine Hoş Geldin kitabının asıl konularından birisi de kendinize değer vermektir. İnsan kötü anlarında tek başına ayakta kalmayı başarabilse de geriye dönüp baktığında niyeyse başarılarından çok başarısızlıkları gelir aklına. İşte yazar bu noktada insanın durup düşünüp kendi değerini fark etmesi gerektiğini hissettiriyor. Özellikle de yetişkinliğe yaklaşmış olan genç okurların kendini bulabildiği yazar bazı noktalarda onların kendini tanıması için fırsat sunuyor olabilir. Bazı cümlelerinde kendinizi bulabildiğinizi hissedeceğiniz bu roman da çok satanlar arasında yer alıyor.

Continue Reading

Edebiyat

Dönüşüm Franz Kafka

Published

on

By

dönüşüm kitabı kafka

Dönüşüm Kafka’nın en ilginç eserlerinden biri. Düşünsenize bir sabah hamam böceği olarak uyanıyorsunuz. Oldukça fantastik öyle değil mi? Yazarın dönüşüm kitabı anlatım sanatının en üst seviyelere çıktığı eserlerinden biridir. Kitap burjuva ailelerin iğrenç ötesi yaşantılarını detaylarına kadar işlemektedir. Toplumsal bir mesaj olarak da nitelendirilebilen eser birey tregedyasını detaylarına kadar işler. Dönüşüm ilk olarak 1975 senesinde yayımlanmıştır. Kafka’nın en uzun eseridir.

Dönüşüm Kitap Tanıtım Metni

İlk kez 1915’te “Die Weissen Blaetter” adlı aylık dergide yayımlanan Dönüşüm, Kafka’nın en uzun ve en tanınmış öyküsüdür ve yayımlanmasının üzerinden nerdeyse bir asır geçmesine rağmen hâlâ tüm dünyada en çok okunan kitaplar arasındadır.

17 Ekim 1912’de Felice Bauer’e gönderdiği mektupta Kafka Amerika romanı üzerinde çalıştığını, ilerleyemediğini görünce sıkıldığını ve yataktan kalkamaz hale geldiğini, bu nedenle bir öykü yazarak ara vermek istediğini yazar. Dönüşüm işte böyle ortaya çıkar.

Kumaş pazarlamacısı olan Gregor Samsa’nın uykusundan kocaman bir böceğe dönüşerek uyanmasıyla başlayan Dönüşüm, giderek gerçeklikle kurmacanın sınırlarını zorlayan müthiş bir anlatıma dönüşür.

“Paltom bile ağır gelirken, Nasıl taşırım Koskoca dünyayı Sırtımda?”

Continue Reading

Popüler Kitaplar

Copyright © 2018 KitapNews.com - Yeni Çıkan Kitaplar, Çok Satan Kitaplar Hakkında Bilgiler.