Connect with us

Edebiyat

Hippi (Yeşil Kapak) Paulo Coelho

Published

on

Hippi (Yeşil Kapak) Paulo Coelho

1988 yılında Simyacı romanı ile dünya çapında beğeni toplayan Brezilyalı yazar Paulo Coelho‘nun son kitabı Hippi okurları ile buluşmuştur.

Yazarın bu zamana kadarki en otobiyografik romanı olan Hippi, yazarın da mensubu olduğu, kendisinden sonrakileri de etkilemekten geri kalmadığı bir kuşağın romanıdır. Bu yeni Hippi (Yeşil Kapak) kitabı yazarın olduğu kadar bir kuşağında otobiyografisi olma özelliğini taşımaktadır.

Hippi Kitabının Konusu

II. Dünya Savaşı sonrası paranoyaları ile beslenen küresel krizler, yerleşik toplumsal düzeni daha fazla sarmalayan otoriterlik, muhafazakarlığa evrilmiş davranış kalıplarının baskısı, tüketildikçe mutlu olunduğu varsayımları ile biçimlenen hayat tarzı ve zengin ile yoksul arasındaki uçurumun yarattığı dengesizlikte kavrulan 1960’lar ve öncesine bir tepki niteliği taşımaktadır bu kuşak.

Huzur ve barış arayışında olan genç nesil 1969 Woodstock Müzik ve Sanat Fuarı ile bu kuşak sesini kitlelere duyurmuştur. Yerel yönetimlerin engellerine rağmen 15 Ağustos 1969 yılında gerçekleşen fuardan yayılan huzur ve barış arayışı, tüm dünyada yankı uyandırmıştır.

Dünyanın dört bir yanında gençler tarafından bilincin genişlemesi, içsel yolculuklarla yapılan hakikat arayışları, cinsel özgürlüğün rolü gibi tartışmaların merkeze alındığı Hippi toplulukları meydana getirilmiştir.

1970’li yıllarda yazar olma arzusu ile tutuşan Brezilyalı Paulo Coelho’da dünyayı saran bu gençlik dalgasına karşı koyamamıştır.

Özgürlük arayışı ile hayatı için daha derin anlamlar bulmayı umarak, Bolivya, Peru, Şili, Arjantin ve daha ötesine doğru bir yolculuğa çıkmıştır. Yazarı için özel bir yere sahip olan Hippi kitabının tanıtım bülteni ise şu şekildedir:

1970 yılının Eylül ayında, dünyanın merkezi olma şerefi için yarışan iki mekan vardı: Londra’daki Piccadilly Circus ve Amsterdam’daki Dam Meydanı… 1970 yılının Eylül ayında uçak biletleri ateş pahası olduğundan uçakla seyahat ancak elit kesim için mümkündü. Gençlerden oluşan muazzam bir kitle içinse durum farklıydı. 1970 yılının Eylül ayında dünyaya kadınlar hükmediyordu… Genç Hippi kadınlar demek belki daha doğru olur…

1970 yılının Eylül ayında herkesin paranormal güçleri vardı, olmayanlar da sahip olma yolundaydı…

1970 yılının Eylül ayında, yazarlık hayalleri kuran Paulo, özgürlük peşinde dünyayı dolaşırken Karla’yla karşılaşınca ikisinin de yaşamı kökten değişecekti; Peru’nun kayıp şehirleri, Brezilya’nın zindanları, Amsterdam’ın arka sokakları, İstanbul’un çarşıları bir bütünün parçaları haline gelecekti…

Paulo Coelho’nun kendi yaşam öyküsüne belki de en yakın eseri Hippi, başka bir dünyanın mümkün olduğuna inanan barışçıl bir neslin arayış ve dönüşüm öyküsü.

Griye çalmaya başlayan zamanlarda, hayatın rengarenk bir hale ulaşmasını sağlamak isteyenlerin anlatısı olan bu kitabın kapağı da renk renk. Ünlü yazarın bu kitabı pembe, mavi, yeşil, beyaz ve turuncu olmak üzere beş farklı renk seçenekleri ile okuyucuların karşısında. Keyifli okumalar dilerim.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Edebiyat

Gölgeler (Kulaksız) Zülfü Livaneli

Published

on

By

Gölgeler (Kulaksız) Zülfü Livaneli

Zülfü Livaneli’nin yeni kitabı Gölgeler (Kulaksız)’da edebiyat tarihimizin önemli isimlerinin müstearları bir araya gelerek uzun bir öykü anlatmaktadırlar. Gölgeler diyarında olan isimler İstanbul’u yanlarına alarak şehre hüzünlü ve keyifli bir saygı duruşunda bulunmaktadırlar.

Halide Salih, Saksağan, Orhan Selim, Raşit Kemali, Kemal Sadık, Cemasef, Ayhan Çağlar gibi isimlerin çoğu gölgede kalan isimlerdir.

Takma isimler, müstearlar, kimlerin müstearı diye merak edenlere bunun cevabını vermeden önce kısaca hikayelerinden bahsetmek isterim.

Gölgeler (Kulaksız) diyarının önemli kahramanları bu öyküde bir araya geliyor ve Sultanahmet Meydanı’nda buluşup çok sevdikleri İstanbul’a sesleriyle, neşeleriyle saygı duruşunda bulunuyorlar.

Hepsi birer hikaye anlatıyor kendi hakkında, İstanbul hakkında, aşk hakkında, dostluk hakkında, bazen dertleşip bazen eğlenerek Gölgelikten çıkıp gerçek birer kahramana dönüşmektedirler.

Onları bir öyküde buluşturan Zülfü Livaneli‘nin okurları “Konstantiniyye Oteli” adlı romanı hatırlatmaktadır. Kitabın bir bölümünde ise edebiyatımızın önemli isimlerinin gölgeleri bir araya gelerek edebi ve ebedi bir sohbete dalıyorlar.

İşte Zülfü Livaneli’nin Gölgeler adını verdiği kitap da tam o noktada başlamaktadırlar.

Gölgeler (Kulaksız) Kitap Tanıtım Metni

Karanlığın bütün gölgeleri yuttuğu bir İstanbul akşamı. Bütün sesler susmuş. Yalnızca gelip geçenlerin görmediği, duymadığı Gölgeler’in sesleri yankılanıyor sokaklarda. Son bir kez söylenen şarkı gibi, son bir kez yazılan şiir gibi, “son bakışta aşk”ta dile gelen sevda sözleri gibi… Gölgeler konuşuyorlar karanlıkta…

Fatih Sultan Mehmed, Mustafa Kemal Atatürk, Halide Edip Adıvar, Reşat Nuri Güntekin, Nazım Hikmet, Yahya Kemal, Sabahattin Ali, Orhan Kemal, Yaşar Kemal, Kemal Tahir, Orhan Veli, Ülkü Tamer, Ece Ayhan, Cemal Süreya ve Attilâ İlhan’ın gölgeleri…

Şiirin tapınağı önünde vecd halinde bekliyor İstanbul, ona yeniden hayat verecek  son kelimeyi…

Continue Reading

Edebiyat

Sinekli Bakkal Halide Edip Adıvar

Published

on

By

Sinekli Bakkal Halide Edip Adıvar

Halide Edip Adıvar, bu romanında ilk olarak Soytarı ve Kızı adı ile İngilizce olarak yayımlanmıştır. 1935 yılında yayımlanan roman bir yıl sonra Türkçe’ye çevrilerek tefrika halinde yayımlanmıştır. Romanın Türkçe’si ilk yazıldığı dilden birebir bir çeviri değildir.

Türk toplumuna uyarlanarak yeniden yazılan Sinekli Bakkal romanı CHP Roman Yarışmasında birincilik kazanmıştır. Romanın filmi ve televizyon dizisi de yapılmıştır.

Sinekli Bakkal Romanının Konusu

Sinekli Bakkal romanı yobaz bir anne ve soytarı bir babadan dünyaya gelen Rabia adındaki güzel sesi ile meşhur olacak bir kızın Doğu ve Batı kültürlerinin arasında ideal bir Türk kadınının nasıl olması gerektiği anlatılmaktadır.

Din eğitimini küçük yaşta dedesinden alan Rabia, güzel sesi sayesinde daha yüksek zümrelerin arasına katılmakta ve batı medeniyeti ile ilk etkileşimini burada yaşamaktadır.

Kitap bir karakterin hayat hikayesini anlatmak yerine karakterler üzerinden anlatmak istediği konuyu okuyucuya aktarmaktadır.

Romanın Teması

Kitapta yer alan tema Doğu-Batı çatışmasıdır. Evlilik sınıf farklılıkları gibi temalara değinilmiş olsa da romanda asıl işlenen tema Doğu kültüründen uzak kalmadan Batı kültürünün faydalı olan özelliklerini alabilmektir.

Romanın baş kahramanı olan Rabia’da bunu en mükemmel şekilde başararak Dou ve Batının mükemmel bir sentezini kendisinde toplamayı başarmıştır.

Sinekli Bakkal Kitap Tanıtım Metni

Can Yayınları, büyük yazar, düşünür ve tarihsel kişiliği ile Türk kadınına önderlik etmiş eylem kadını Halide Edib Adıvar’ın bütün yapıtlarını yeniden, özenli bir biçimde yayınlamaya başlıyor.

Adıvar’ın bugüne kadar defalarca basılmış, milyonlarca okur tarafından okunmuş ve güncelliğini hiç yitirmemiş romanı Sinekli Bakkal, Türk romanı içerisinde özel bir yere sahip. “Roman,” dendiğinde aklımıza helen ilk kitaplardan biri olan bu yapıtı Selim İleri’nin yazdığı sonsöz eşliğinde sunuyoruz.

Defalarca basılmış, kuşaklardan kuşaklara ulaşabilmiş Sinekli Bakkal, II. Abdülhamid dönemini bir geçmiş zaman dekoru önünde yansıtarak, eskiden yeniye devralınması gereken kültür, sanat ve töre değerleri üzerinde durur. Bir anlamda, yazar ve eseri, tarihi süreklilik arayışı içerisindedirler.

Continue Reading

Edebiyat

Günler Akıp Giderken İpek Ongun

Published

on

By

Günler Akıp Giderken İpek Ongun

Fazlası ile güzel ve sürükleyici bir kitaptı. Anlatım dili diğer kitaplar gibi sıkılmadan okumanıza yardımcı olacak. Günler Akıp Giderken serisini bitirmeden kitabın sonunu getirmek istemeyeceksiniz.

Yazar İpek Ongun, bir genç kızın gizli defteri serisinde Serra’nın dolu dolu geçirdiği ayları konu almış ve tek bir olay üzerinde değil pek çok olaya yer vermiş.

Bu nedenle daha hızlı,bir tempo, daha fazla sayfa ve elbette çok eğlenceli bir kitap haline gelmiş. Okurken keyif alacağınız bu harika seriyi sevdiklerinize de hediye ederek onların da keyifli bir okuma serüvenine katılmalarını sağlayabilirsiniz.

Günler Akıp Giderken Kitap Tanıtım Metni

Baharlar, kar taneleri ve güneş ışınları! O ışınlar çiçeklere ve kar tanelerine vuruyor, şimdi ışıltılar oluşturuyordu.

İşte böylesi bir doğa görüntüsü içinde dedemle konuştum, anlattım, tüm duygularımı paylaştım onunla. Unutulmaz bir zaman dilimiydi benim için.

işte böyle. Ve sonra… Arkadaşlar. Gırgır, şamata. Bu da hayatın başka bir yüzü. Sabah dedemle geçmişte ve bambaşka düşünceleri yaşamış,öğleden sonraysa arkadaşlarla gelecek üstüne, bizden sonraki kuşak üstüne, çocuklarımız üstüne eğlenceli konuşmalar yapmış, gülmüş, eğlenmiştik.

Ölüm ve doğum. Geçmiş ve gelecek. tıpkı kar taneleri ve baharlar gibi… Hayatımızı oluşturan değişik renkler. Bitmedi!

Bir de ofiste yaşananlar var. Dedim ya, süperstar gibiyim, diye. Dün sabah ofise geldiğimde ne göreyim! Masam çiçekler içinde.

Ve bir not, “Tanrının verdiği en güzel hediye. Tadını çıkar.” Ve altında tüm çalışanların imzaları. Kutlamalar, iyi dilekler.

Çok, çok hoştu. İşte sayende yaşananlar, sevgili bebiş. İstersen artık bize “iyi geceler yedi cüceler” diyelim ve uyuyalım. Ne dersin?…

Continue Reading

Popüler Kitaplar

Copyright © 2018 KitapNews.com - Yeni Çıkan Kitaplar, Çok Satan Kitaplar Hakkında Bilgiler.